Yılsonundan Geride Kalanlar, 2018’e Merhaba!

Merhaba,

Yılsonundan, 2017’nin son gecesinden yazıyorum. Yaklaşık olarak 365 gün 6 saat 43 dakika gibi bir zamanı doldurmuş bulunmaktayız. Tüm bu süre içerisinde hüzünlendik, sevinçlendik, hayal kırıklıkları yaşadık. Bazen de gururlandık. Eminim herkesin yaşam çizgisinde birçok duygu ve olay doyasıya yaşanmıştır. Fakat bu yazıda kendi çizgime bakış atacağız. Yılsonundan geride kalanları irdeleyeceğiz ve ders çıkaracağız. Tabii en önemlisi yeni bir sene için yeni hedefler belirleyeceğiz. En azından ben belirleyeceğim bu yazıda, siz de bana eşlik etmiş ve kendinizde de bunları yapabilecek gücü bulmuş olacaksınız.

Yılsonundan Geriye Kalanlar

Bu sene kendi kariyer çizgimde birtakım değişiklikler yaptım. Front-end teknolojilerine karşı soğuklumu React JS ile kırdım galiba. JavaScript’e beslediğim antipatinin sebebi teknik argümanlardan dolayı değil. Tamamen bilgisizlik. Bir insan bir konu hakkında ne kadar bilgisiz olursa o kadar işe yaramaz ve bedbah bir teknoloji olduğunu zannediyor galiba. Bu biraz da önyargı gerçi.

React JS ile Wes Bos sayesinde tanıştım. Wes’in React JS üzerine çevrimiçi kursunu Twitter’da görmemle birlikte React JS’i merak ettim. React JS takımında çalışan Dan Abramov‘un da belirttiği gibi React JS öğrenmek için ileri seviye bir JavaScript bilgisine ihtiyacınız yok.

Evet, React JS ile JavaScript’in tüm gücünü diğer Framework’lerin aksine hayvan gibi kullanma şansınız var. Fakat dediğim gibi React’ın yapısı ve size sundukları arasında ordan oraya sürüklenirken JavaScript’in ES6 özelliklerini çoktan öğrenmiş oluyorsunuz.

React JS belirttiğim gibi çok büyük ve komplike bir Framework. Özellikle bir React JS projesini ayağa kaldırmanın zorluklarını üçüncü parti paketleri dahil ettiğinizde yaşıyorsunuz. Bu konuda son zamanların gözdesi Parcel Bundler‘a selam çakalım. Slack grubu da çok güzel.

Ben Ankara’da kendimi bu alanda daha da çok geliştirmek için tam zamanlı Front-end ilanlarına bakmaya başladım. Özellikle React JS alanında çalışan iki şirkete başvuru yaptım. Mülakat en azından benim açımdan güzel geçse de ikisi de benim için olumlu sonuçlanmadı. Bunlardan birisi için hazırladığım ön çalışmaya buradan bakabilir ve inceleyebilirsiniz.

React JS ve Firebase ile anlık güncelleme yapabildiğimiz bir CRUD uygulaması oluşturdum. Bir restoran menü uygulaması bir de bunlara ek olarak Webpack üzerine bir döküman hazırladım.

Tüm bu süreç elbette kolay olmadı. Back-end teknolojileri üzerine çalışırken bir anda JavaScript ekosisteminin en komplike Framework’une dadan diye atlamak ve uygulama çıkartmaya çalışmak çok zor oldu. Bu konuda ise yardım aldığım ve tanıştığım bazı insanlar oldu.

Birçok insanla tanışıklığım oldu lakin bunların arasında bana bu süreçte en çok destek verenlerden birisi, Tahsin Cem Yılmaz‘ı atlamak olmazdı. Cem ile Facebook React JS grubunda tanıştık. Facebook gruplarına karşı bir önyargı olsa da kitle sağlam. Tavsiyedir.

GitBook ile tanıştım. Bir blog dizisi oluşturmak ve bunun takibini yapmaktansa GitBook ile sıralı bir şekilde işlevsel dökümanlar oluşturabiliyorsunuz. Bazı blog yazılarımı GitBook hesabıma taşıdım ve yeni dökümanlar ekledim.

WordPress (mkoseoglu.com) güncemin arayüzünü Vanilla WordPress teması ile güncelledim.

Back-end mimarileri üzerine ise Laravel üzerine kendimi biraz daha geliştirme şansı buldum.

Birkaç uygulamalı eğitim ve etkinliklere katıldım.

  • KAK 17 Docker
  • Ankara Üniversitesi Eray Aydın ile Laravel
  • Google Developers Group DevFest 17 Eskişehir
  • Bilkent Kıvılcım Kerem Güneş ile SOA

Türkiye’de sektörde yapılan etkinlik ve uygulamalı eğitimlere karşı bazı fikirlerim şekillendi. Bu yargılarıma belki bir başka yazıda değinebiliriz.

Türkçe kaynak çerçevesinde Yazılım Blogları Türkiye Facebook grubu kurduk. Tahmin ettiğimden çok daha fazla etkileşim sağlandı. Twitter’da yazılım geliştiricilerin iş bulmasına yönelik Yazılım Kariyer hesabını açtık. Güzel bir ekip ile şirketleştirmeyi istediğim Tarazed Yazılım‘ın adını koymuş olduk ve birkaç sosyal medya hesabı ile taçlandırdık.

Benim için halen içerisinde bulunduğum son gecenin senesi örgün eğitim anlamında verimli geçmedi. Bu güne kadar hiçbir zaman istemediğim bir şeyi yapmadım. Sevmediğim ortamlarda, haz etmediğim insanlarla sadece çevre ve çıkar baskısı uğruna asla bir olmadım ve taviz vermedim.

Bundan yaklaşık kırk beş gün önce dayanılmaz bir sancı ile uyandım sabah saatlerinde. İnanılmaz bir sancı ile acile gittim. Böbrek taşı düşürdüğümü öğrendim. Böbrek taşım hareket etmiş ve kanalda genişlemeye neden olmuş. Henüz düşme sürecinde değil aslında. Üç adet taş ile yaklaşık iki aydır mücadele ediyorum. Her dışarı çıktığımda bana yaşattığı sancıdan iki gün sonra kendime geliyorum. Bir on gün önce bir tanesini düşürdüm.

Fındıkça isminde Karadeniz bölgesinde üreticilerin sorunlarına çözüm olabilmek amacı ile fındık ihraç etmeye çalıştık.

Çekirdek bir aile olduğumuz için aile düzenimde ya da yaşamımda kritik bir gelişme olduğunu söyleyemem.

Ve 2018’e Merhaba!

Bahsettiğim üzere herkesin yaşam çizgisi her birimizden farklı. Herkesin idealleri ve tutkuları ayrı. Ben bu seneden beklediklerimi, ideallerimi ve gerçekleştirmek istediklerimi yazmaya çalışacağım.

Öncelikle sağlık. Kendimi düzenli bir uyku rutinine sokmaya çalışacağım. Bunun yanı sıra boks çalışmalarıma önem vereceğim ve spor aktivitilerimi çeşitlendireceğim. Gün içerisinde bol su tüketerek ve gerçekten beslenmeme dikkat ederek böbrek taşlarından kurtulmayı umut ediyorum.

Yazılım geliştirme daha doğrusu kariyer üzerine ise bir liste halinde sıralayabilirim sanırım:

  • React JS ve buna bağımlı üçüncü parti paketlerle ilgili en geniş Türkçe döküman dizisini oluşturacağım ve GitBook’ta yayınlayacağım.
  • React Native’e geçiş yapacağım.
  • Vue JS ve GraphQL gibi teknolojiler üzerinde de hakimiyetimi arttıracağım.
  • Laravel üzerine API çalışmaları hazırlayacağım. Front-end projelerimde kullanacağım API ihtiyaçlarımı bu şekilde karşılayacağım ve bunun derslerini yayınlayacağım.
  • Symfony üzerine giriş seviyesinde bir CRUD uygulaması yayınlayacağım.
  • Uzaktan çalışabileceğim sürekliliği olan kendimi bu alanlarda geliştirebileceğim bir takıma dahil olmak da bu ideallerim arasında. Yahut Ankara bazlı tam zamanlı bir ekip.
  • Örgün eğitim konusunda gerçekten istediğim bir bölümde öğrenim göreceğim.

Bunun dışında bazı makalelerimi yabancı dilde (EN) yayınlamak istiyorum. Yabancı dilimi bu yönde geliştirmek ve içerik sunmak istiyorum.

Bir gitar almak istiyorum. Fender’in akustiklerine bakıyorum, kendimi gitarda geliştirmek istiyorum.

Ve önümüzdeki senenin yazında kesinlikle bir yurtdışı deneyimi yaşamak istiyorum. Bununla birlikte önümdeki beş senenin kariyer planlamasını da yurtdışı bazında yapmak istiyorum.

Biliyorum istemek kolay. Herkes bir şeyler istiyorum. En azından kendi tecrübelerime dayanarak sizlere bunun nasıl yapıldığı ile ilgili birkaç cümle söylemek istiyorum. Bu kişisel gelişim kitapları gibi özlü cümlelerden değil. Tek bir başarıya giden yol var. Hayvan gibi çalışmak. Evet. Hayvan gibi. Bunu biraz daha verimli hale getirebiliriz. O zaman mis gibi olur işte. Bu başarı dürtüsünü tetikleyen tek bir şey var. İstek. Eğer yeterince isterseniz her şey olur.

Önümüzdeki sene bu yazıyı güncelleyeceğim.
Bakalım neler olacak..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir